UMARIM

     Oldum olası pazar günlerini sevmem. Klasik bir “pazartesi sendromu”ndan fazlası bendeki bu his.  Yani işe yeniden başlamak ya da okula gitmek değil mesele. Pazarların, özellikle de pazar akşamlarının duygusu yalnızlığa benziyor benim dünyamda. Hatta işi bir adım ileri götüreyim: kimsesizliğe benziyor. Eski sevgilinin en sık akla geldiği, saate en sık bakılan, “zaman dursa keşke” cümlesinin en çok akıldan geçtiği zamanlar bunlar…

Bir de uzaktan izlediğim ama birebir içinde pek yer alamadığım, başka bir yaşam var…Kalabalık, ailelerin birlikte yemek yedikleri, çocukların şımardıkları, aynı anda gülünen, aynı anda susulan ve sanki bir sonraki buluşmaya dek hiç bozulmayan sofraların kurulduğu bir yaşam…

İşte bundandır pazarları uykuya “huzursuz” teslim oluşum…Geçenlerde sevdiğim birine “Umarım pazar günlerini birlikte geçireceğin biri olur hayatında” dedim.

Kast ettiğim “hayat”ın ta kendisiydi.
fark etmedi.

(53 Posts)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *